Barış Akarsu’ya Hitaben

40029.jpg
Sen güzel gözlerini aç diye
Ellerimizi kaldırdık göğe
Bir çift kanat geçirdik ümide
Savurduk onu bir mucizeye
Sen uykundan uyan diye…

Barış, son yıllarda popüler TV kültüründe doğan ve sönmemek üzere en parlak yıldız olmayı hak eden, nadir sanatçılarımızdan biridir… Basamakları hızlı tırmanışında Cem Karaca ve Barış Manço gibi devleri sesinde, şarkılarında, görüntüsünde yansıtması çok etkili oldu. Evet ama bir şey daha var ki onun bu kadar sevilmesindeki en büyük faktör, efendiliği, güzel yüreği, rocker olmasına rağmen çok düzenli bir hayat yaşaması, sıcakkanlı ve sevecen kişiliği, aile terbiyesi, konserlerindeki performansı, sevenleriyle olan iletişimi ve daima canlı söylemeyi tercih edecek güzellikte bir sese sahip olmasıydı. Ancak bu genç yıldızın parlamasıyla gökyüzünden kayması bir oldu. Bu yazının kaleme alındığı dakikalarda Barış için umut nöbeti hala sürüyor. Her geçen dakika umutlar tükenip yerini dualara, mucize bekleyişlerine bırakıyor.
Barış’ın kazası bir yandan da, bizler gibi gencecik yaşında hayatının baharında olanların birçok şeyi yeniden gözden geçirmesine sebep oluyor. 
 

Araçtaki üç kişiden yalnızca biri yıldızdı, diğer iki genç kız orada yaşama gözlerini yumarken, Barış günlerdir yaşıyor. Mucizeleri, hayatın karşı konulmaz kısalığını, planların beklenmedik geçersizliğini, var oluşu ve elbette ölümü hatırlatıyor. Hiç bitmeyecek gibi yaşadığımız bu hayat maratonu hiç ummadığımız, yapacak çok işimizin olduğu, hayallerimizin, ideallerimizin kıyısında, tam bir yere yetişecekken, belki akşamına kendi yaş günümüze davetliyken duraksayabilir ve son bulabilir.  

Hangi yaşta olursak olalım geriye dönüp baktığımızda nasıl bir hayat yaşadık diye soruyor muyuz kendimize? Hayatın onurlu mücadelesine rekabet gözüyle mi baktık? Hırslarımızın peşinde mi koştuk? Başkalarını ezmek mi zevk verdi bize, ezilenleri korumak mı? Egomuzu mu tatmin etmekti yoksa ruhumuzu mu terbiye etmekti bize zafer hissini yaşatan? Asıl zafer birine haddini bildirmek miydi yoksa öfkemizi yenmek miydi? Kaç kalp kırdık? Kaç kişinin gönlünü aldık? Kaç kişinin arasını bulduk? Kaç yoksulu sevindirdik? Kaç kişinin yardımına koştuk? Kaç kişiyi bağışladık, hakkımızdan vazgeçtik? Kötülüğe iyilikle karşılık verdik? Güzel söz söyledik, ilk merhabayı kaç defa biz söyledik?      

Evet ben de sizler gibi, Barış’ın bu genç yaşında bizlere veda edeceğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Çünkü bazı genç sanatçıların uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alındığı, hüküm giydiği, ahlaki değerlerini yitirip, kendini kaybettiği ülkemizde onun gibi “ailelerin rockçısı” olmayı hedef edinmiş, mütevazı, hayat dolu ve gerçekten gençlere bu yönüyle örnek olan, hayata bu kadar yakışan bir sesin uzun yıllar bizlerle olmasını canı gönülden istiyorum. Barış oynadığı dizideki rolüyle de izleyenlere unuttukları çok güzel şeyleri hatırlatıyordu. Günümüzdeki vıcık vıcık ilişkiler, bazı şeylerin özel olmaktan ve beraberinde güzel olmaktan çıktığı bir toplum modeline özenildiği bir dönemde “Tarık ve Naz” bir sembol oldular. Öyle ki, diziyi ilk gördüğümde anneme “anne bu çizgi film gibi bir dizi ne diye izliyorsun?” demiştim. Bir erkekle bir kızın bakışması, birbirinden çekinmesi, nazlanması, duygularını gizlemesi gibi kavramlar ne yazık ki artık çizgi filmlere konu olacak kadar uzak ve çocuksu kalmıştı. İşte Barış böyle masum, saf ve temiz duyguları, böyle aşkları hatırlatıyordu “Yalancı Yarim”’de. Evet annem kendi gençliğindeki güzellikleri buluyordu belki de.  

İnsan o kadar dolu dolu bir varlık ki gerçekten, bu varlığa biçilmiş ömür bu ruha yetmiyor. Varlığımızın ne dünyada başladığına ne de son bulduğuna inanmıyorum.

Barış derin uykusundan uyanırsa karşısında tek yürek olmuş, evladına sanatçısına sahip çıkan bir Türkiye bulacak, yok eğer uyanmazsa varlığı bir başka diyarda devam edecek sonsuza kadar…
Melissa Kübra Yelkenci
/Temmuz 2007

3 Yanıt to “Barış Akarsu’ya Hitaben”

  1. melisaa Diyor ki:

    Çok güzel olmuş. harika.

  2. dermotmulroney Diyor ki:

    slm kübra hanım ben sizin bu barış akarsuya olan ilginize inanamadım..ben 16 yaşındayım ve barış akarsuyu kimsenin tahmin bile edemeyeceği kadar çok seviyorum..ve inanıyorumki o bizi asla bırakamass..kübra hanımm size başarılar diliyorum hayırlı kısmetler diliorm..maraşa slmlar..siz anladınıs onuu….ben pelin

  3. ufuqa Diyor ki:

    çok güzel yazmışınız teşekkürler ablacım başarıların devamını dilerim ufuk ;) ayşe sakarya :D :D

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.